Bu haber 2018-04-13 09:40:34 eklenmiş ve 188 kez görüntülenmiştir.
MİRAÇ NEDİR?

Geçtiğimiz yıllarda idrak edilen Miraç Kandili ile ilgili Diyanet'ten yapılan açıklama şöyleydi; Bu gece, Sevgili Peygamber’imize ilahi bir lütuf ve ihsan olarak yaşatılan mukaddes bir yolculuğun ve manevi bir yükselişin ifadesi olan Mirac Kandili’dir.

Peygamber Efendimiz (sav)’in insanlığı İslâm’a davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Aksâ’ya, oradan da semaya yaptığı pek çok ilahi hikmet, sır ve bereketi içinde barındıran bu yolculuk, Peygamber Efendimiz (sav) için zaman ve mekânın sahibi Yüce Mevlâ’nın sonsuz kudretini müşahede etme vesilesi olmuştur. Nitekim İsra suresinin ilk ayetinde bu kutlu yolculuğun ilk aşaması şöyle dile getirilmektedir: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”

Sevgili Peygamberimiz (sav) Miractan bize üç büyük hediyeyle dönmüştür. Birincisi, günde beş defa Rabbimizle buluşma imkânı veren “müminin miracı” namaz; ikincisi, Bakara Suresinin son ayetleri ve üçüncüsü ise tevhid inancına sahip olan herkesin ebedi kurtuluşa ereceği müjdesidir.

Mirac bizlere, Cenab-ı Hak’kın kullarını sevgi ve rahmet gözüyle görebilme imkânı sunar. Dua da bir miraçtır ve dua Allah ile kul arasında yüksek bir bağdır; insanın bu dünyadaki yalnızlığını gideren en büyük buluşmadır. Bugün, duaya her zaman olduğundan daha fazla ihtiyacımızın bulunduğu bir anı yaşıyoruz. Dünyada yaşanan elim olaylar, ülkemizin bütünlüğüne yönelen tehditler ve en önemlisi son aylarda bu mübarek vatanın bütünlüğü, aziz milletimizin birlik ve beraberliği için canlarını Allah için veren kahraman şehitlerimiz için dua ve niyazı hiçbir zaman dilimizden düşürmemeliyiz. Allah’ın sonsuz merhametinin kapısını dua ve niyazla çalmak için Mirac Gecesi’nin büyük bir imkân olduğunu unutmamalıyız.

MİRAÇ KANDİLİ’Nİ NASIL GEÇİREBİLİRİZ?

Miraç Kandilini ibadet ile geçirmenin sevabı çok büyüktür. Çünkü Miraç Gecesi’nde,  Peygamber Efendimize ve ümmetine “namaz” hediye edilmiş, beş vakit namaz farz kılınmıştır. Ayrıca bir rivayete göre, Peygamberimize (s.a.v) “Peygamberlerden hiçbiri Sen’den evvel, ümmetlerden hiçbiri de Sen’in ümmetinden evvel cennete girmeyecektir!” müjdesi verilmiştir. (Râzî, XXVIII, 248)

Müslim’de rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte ise Peygamberimiz şöyle buyrur:

“Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e (Mîrâc’da) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Sûresi’nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi…” (Müslim, Îman, 279)

Sadece Miraç Gecesi için, bugüne özel bir ibadet bulunmamaktadır. Fakat gündüzünde oruçlu olmanın, geceyi nafile ve kaza namazları ile eda etmenin sevabı çoktur. Bu geceye özel toplanıp, cemâatle namaz kılınması bid’at sayılmaktadır. Zaten, Terâvihten başka hiçbir nâfile namazın, çağrışarak cemâatle kılınması sünnet değildir, mekrûh sayılır. Ancak bir yerde bulunan, iki üç kimsenin bu gibi namazları cemâatle kılmaları câiz görülmüştür..” (İslâm İlmihali, Ö. Nasuhi Bilmen)

MİRAÇ KANDİLİ’NDE İBADET ETMENİN ÖNEMİ VE ZİKİRLER

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Bir kimse Recep ayında oruç tutsa, Allah Teâlâ tarafından üç türlü lütûf ve inâyete mazhâr olur. Bunlardan biri, Allah Teâlâ onun geçmiş günahlarının tümünü mağfiret eder. İkincisi, ondan sonraki hayatında da onu korur. Üçüncüsü, mahşer yerinde, susuzluktan emîn olur.” buyurdu. (Gunye 1/181-182)

Miraç Gecesi’ndeki en önemli konulardan biri, beş vakit namazın bu gece farz kılınmış olmasıdır. İslam alimleri bu gecede namaz kılmanın önemine dikkat çekmişler ve namaz borcu olanların kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir.

Mahmud Sami Ramazanoğlu “Dualar ve Zikirler” isimli kitabında “Miraç Gecesi Namazı”nı şöyle anlatmaktadır:

“Receb-i Şerîf’in yirmi yedinci gecesine müsadif olan mübarek Leyle-i Mi’rac’da oniki rek’at nafile namaz kılınması müstahsen görülmüşdür. Her rek’atda Fâtihâ-i şerîfeden sonra başka bir sûre okuyarak iki rek’atda bir selâm vermeli ve sonra yüz kere:

“Sübhânellâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber” okunmalı. (Manası: Allah’ı tesbih ederim/bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilâh yoktur, Allah en büyüktür.) zikrini okumalı. Sonra yüz kere istiğfar etmeli ve yüz kere de Nebiyy-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz’e salât ve selâm göndermelidir. Bunlardan sonra da kendisi için istediği şekilde dua eder.”




ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer TÜRKİYE haberleri
E-Mail Bülten Kaydı
DÖVİZ KURLARI
Kur Alış Satış
Dolar 4.7118 4.7307
Euro 5.4629 5.4848
Arşiv Arama
- -
Anket
DurumHaber - Bölgenin Güçlü Sesi



©
Copyright 2007 - 2015 DurumHaber. Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz